İç denetim sürecinde en sık karşılaşılan engellerden biri dirençtir. Bu genellikle şu şekilde kendini gösterir:
🔺 Talep edilen bilgilerin kasıtlı olarak geciktirilmesi,
🔺 Süreç sahiplerinin detay paylaşmaktan kaçınması,
🔺 Denetim önerilerinin dikkate alınmaması,
🔺 Sorunlar açıkça görülmesine rağmen inkar edilmesi,
Bunların temelinde çoğunlukla alışkanlıklar, konfor alanı ve değişime kapalı bir kurum kültürü yatar. Oysa iç denetim hata aramak yerine; riski azaltmayı, süreçleri geliştirmeyi ve kurumsal yapıyı güçlendirmeyi hedeflemektedir.
Direnç, aslında yok edilmesi gereken bir tehdit değil, yönetilmesi gereken doğal bir tepkidir. Bu nedenle denetçiler, çalışmanın en başında denetimin amacını çok net ifade etmeli, yapılacak çalışmanın kuruma sağlayacağı somut katkıları vurgulamalıdır. Bu yaklaşım çoğu zaman direnci kırmak için yeterlidir.
Ancak yine de direnç devam ederse, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için:
🔺 Talepler yazılı şekilde yapılmalı,
🔺 Üst yönetim bilgilendirilmeli,
🔺 Belge teminindeki gecikmeler denetim raporuna yansıtılmalıdır.
